Monday, May 28, 2018

Siyah Noktalar Ve Gözenekler Dosyası 2

Daha önce siyah noktalar ile ilgili bir yazı yazmıştım.
Vakit geçti,zaman değişti, ürünler yenilendi.
Şimdi size son zamanlarda bloglarda ve forumlarda moda olan (ve bence gerçekten de etkili) yöntemi yazayım.

İlk önce şunu söyleyeyim,burunda,alın ve çene çevresindeki  siyah noktalara uzun zamandır "siyah nokta" değil, "sebaceous filaments" diyoruz. Bu silindirik tüp şeklindeki gözenek yapılar sebum, bakteri ve  ölü derinin kıl kökü etrafında (evet minicik ayva tüyü olsa da) birikmesiyle oluşuyor ve hayat boyu ciltte kalıyor.
Bu bloğa gelen aramaların çoğunluğu "gözenekler nasıl geçer???!!!" cümlesini içerdiğinden bunu da tekrar edeyim:
Gözenekler geçmez. İçi temiz tutulur, daha küçük görünür böylece. Ya da cilt güzelce neme duydurulur böylece dolgun bir görünüm alır, gözenekler yine küçülmüş görünür.
Bir çözümü olsaydı inanın bu insanların cildi filtresiz böyle görünmezdi:
Thursday, June 29, 2017

Makyaj Çıkarma/Yüz Temizleme 101

Güzel cildin en önemli nedeni/gereksinimi ya da cilt bakımının en önemli adımı ne?
Tabii ki temizleme. Etkin bir temizleme.
"Makyaj yapma, fondoten kullanma cildin bozulur" tarzı cümleler hep sinirlendirir beni.
 Bir; fondötenler artık eskisi gibi değil, kaliteli bir marka kullanırsanız cildinizi bozmak şöyle dursun cildinize bakım yapar (evet konumuz şimdi bu değil biliyorum)
İki ; İsterseniz kapatıcı bir fondötenin üstüne bir de pudra sürün, etkin bir şekilde temizlediğiniz takdirde cildinize zarar vermez makyaj. 

Evet ne demiştik?  Yüz yıkama aşaması cilt bakımının en önemli adımı. En iyi bakım ürününe sahip olsanız bile cildiniz yeterince temiz değilse cilt bakım ürünlerinin aktif bileşenlerinin emilimi mümkün olmayacaktır, dolayısıyla üründen bir verim alamazsınız.
Ve yine cildiniz düzgün temizlenmediği takdirde gözenekleriniz tıkanır bunun da sonucu tabii ki siyah noktalar ve akne.
Temizleme işleminin amacı
Monday, June 5, 2017

Geri Donus

2011'den 2012'ye kadar düzenli yazmışım, ne zaman bu kadar olmuş yahu? Eski yazıların  çoğunu taslağa aldım. Öyle basit dilli, öyle çocukça geldi ki 2017'den bakınca, kendimden utanmamak elde değil.
Aslında tamamen farklı bir isimle, farklı bir adresle devam etmek istedim ama kıyamadım sonra. Oturdum yepyeni bir görünüm verdim bir gecede. Hala birkaç hata ve eksik var ama (mesela başlıklarda Türkçe hala  desteklenmiyor) zamanla uğraşırım.  
Artık sadece ama sadece cilt bakımı biliminin (!)  yazıları olacak burada. Kim bilir belki yine günlük 10.000-20.000 ziyaretçi ağırlar eskisi gibi.  
İlk yazı yayına hazır bile 😏

Sunday, December 14, 2014

Dogru Cilt Bakım Ürününü Seçmek?


Uzun zamandır aklımdaydı yazmak aslında.
Instagram' da mini postlar yapmak (ki pek mini olmuyordu) zor olmaya başladı. Kilitli hesap olduğu ve takipçi kitlesini her gün daha da daralttığım için de sınırlı sayıda kişiye ulaşıyordu ( Bir gün toptan özel yapacağım inşallah, gerçi paylaştığım özel birşey yok ama) . O kadar sene sonra  hala öyle güzel yorumlar almaya kayıtsız kalamadım.
Önceki senelerdeki postların çoğundan (maalesef) utanç ve pişmanlık duyduğumu yazmıştım...O yazılardan çoğunu çok zaman önce sildim. Kalanları da zamanla gözüme çarptıkça sileceğim inşallah. Salt bakım bloğu olmaya aday bir site oldu.
Bu arada Instagram'dan veya mail yoluyla (mailleri çoğu zaman kontrol etmedim) devamlı sorular geliyordu ve ben bu sorulara cevap vermeyi yapabildiğimce reddettim. Hala daha da  özel cilt bakım önerisi vermek istemiyorum,çünkü bu riski almak istemiyorum.. O yüzden bu ilk yazı cilt bakım ürünü seçeceklere mini rehber niteliğinde olsun istedim.


Deneme-yanılma yöntemiyle size uygun cilt bakım ürününü bulmak hayli masraflı bir süreç, çalınan zaman da cabası. Bu yüzden o süreci daha ufak sıyrıklarla atlatma konusunda benim minik tüyolarım  -en azından kendi izlediğim yol- şöyle :

İçinde bulunduğumuz şu zamanda bloglara güvenmeyin. Herşey reklama döküldü artık. Evet yeni çıkan ürünleri bloglardan,sosyal medyadan vs takip edin ama asla "şu şu problemime iyi geldi" yazmalarına inanmayın. Arka planda neler neler dönüyor...Bu konuda kendimi tenzih ediyorum, şu ana kadar burada veya Instagram'da yorum yaptığım ürünlerin hepsini kendim aldım. Bir defa hediye gelmişti (bkz : Mihri) o konuda da kendi yorumumu katmadım. Tabii ki reklam yapmayan bloglar vardır ama onları bulmak da bir hayli zor... (yorumlar neyse ki hala kapalı, şu yazdığımdan sonra linc edilirdim kesin)


Kimse sizin cildinizi sizden daha iyi bilemeyeceği için başkasının tavsiyesine de körü körüne güvenmeyin. Peki ne yapmalı?
Ben bir ürün duyduğumda,gördüğümde ilk önce hemen MakeupAlley yorumlarına bakıyorum. Evet orada da paralı alıp pozitif yorum yazan kullanıcılar vardır kesin ama genelde dürüst yorumlara rastlıyorum. MakeupAlley'de  cilt tipi,yaş, hatta cilt tonu farklı insanların ürün hakkında yorumlarını okuyabilirsiniz. Kuru ciltte nasıl etki vermiş? Yağlı cilde ne yapmış, akneye sebep olmuş mu? vs.
4 ve üzeri puan aldıysa genelde güzeldir o ürün.En popüler ürünlerin ne kadar az puan aldığına şaşıracaksınız.
http://www.makeuptalk.com/'da da aynı şekilde yorum ve puanlama sistemi var ama ben MakeupAlley'ciyim yıllardır :)
Yine aynı şekilde Sephora ve Amazon'da da ürünü aradığınızda alttaki yorumları okuyabilirsiniz ama o yorumlar bana pek dürüst gelmiyor.



2. olarak, forumları okuyun. Gerçek kullanıcıların gerçek fikirleri genelde forumlarda oluyor. Itsbeauty vardı eskiden, hala var ama eskisi kadar aktif mi bilmiyorum.Şimdi sosyal medya arkadaşlarımın çoğu o forumdan. Çok konuştuk, çok şey öğrendik o zamanlarda. Makyaj, cilt bakımı deliliğinin başlangıcı o forumdur...
Şimdilerde ise birşey öğrenmek istediğimde genelde
http://www.essentialdayspa.com/forum/ (nedense son zamanlarda bu siteye girmek için dns değiştirmek gerekiyor? )
http://www.thestudentroom.co.uk/forumdisplay.php?f=688
Genel olarak Google'a "x brand review forum" vs tarzı aramalar yaparsanız çeşitli forumlardaki yorumlara rastlarsanız. Türkçe arama yapınca hep malum Kadınlar Kulubu çıkıyor her konuda.
Bunun dışında sevdiğim bazı siteler :
http://www.reddit.com/r/skincareaddiction/
http://www.dermatalk.com/blogs/
http://www.treatment-skincare.com/index.html
http://www.paulaschoice.com/beautypedia-skin-care-reviews/brands/ - burada her marka, her ürün tek tek yorumlanıp puanlanıyor. Ayrıca içerikleri hakkında da ayrıntılı yorumlar var. Vadettiği etkiyi yapıp yapmadığı puanlarla belirtiliyor.
Böyle böyle birçok site var, hepsini yazamıyorum tabii. Ama mantığını anladınız.
Benim verdiğim kaynaklar hep İngilizce maalesef, farkındayım. Ama ne yapalım, dünyanın düzeni bu :/

Yine de belirteyim, hiçbir ürünün bir başkasında işe yaradı diye sizde de yarayacak garantisi yok. İş eninde sonunda denemeye çıkıyor. Hep deneme...
Bu yazıyı en aşağıdaki sosyal medya butonlarından istediğiniz mecrada paylaşabilirsiniz.
Arayı açmayacağım inşallah.

Image and video hosting by TinyPic
Thursday, July 17, 2014

Kerastase Densifique Serisi

Instagram'da yayınladığım yorumları (kullanıcı adı: nillalila) buraya da kopyalamaya karar verdim. Hiç güncellememekten iyidir :) 


Kerastase Densifique range (minus the serum) worked wonders for my hair. After 3 months, it's already looking fuller and i experience less hair fall. Finally, i've found sth that works!  

Pahalı ürün mutlaka iyidir tezine muhalefet ederim çoğu zaman ama bu konuda Kerastase bir istisna. Şimdiye kadar hangi ürününü kullandıysam kesinlikle vadettiği etkiyi verdi. Densifique serisinin hedefi ise çok dökülen ince telli saçlar.  3 aylık düzenli kullanımdan sonra 1700 yeni saç teli çıkarmayı, mevcut saçların da kalınlığını ve kalitesini artırmayı vadediyor.  Kullandığım 3 aydan sonra rahatlıkla yorum yapıyorum, evet işe yarıyor!  (zaten 3 kullanımdan sonra farkediyorsunuz saç dökülmesinin azaldığını). Initialiste sac derisi serumu ise yine saç kalınlığını artırmayı hedef alan bir serum. 3 ürün birlikte harikalar çıkardı.  En azindan ilk etapta sampuanini alip deneyin 😉. Maskeyi -bence- almasaniz da olur. Aslinda bu serinin en etkili urunu 360 lira fiyati olan serumu. 3x360 lira vermeyi  pek goze alamadim ben😂.
Tuesday, May 21, 2013

Hi There!

Kaç ay olmuş ki? İnanın hiç özlememişim burayı desem yeridir.
Hala mail atanlar,hala reklam işbirliği teklif edenler var. Aylardır açmamıştım Blogger dashboard'u ama bugün farkettim ki istatistikler hala çok yüksek o kadar araya rağmen.
Aslında özlediğim birşey var, cilt bakımı hakkında konuşmak. Çoğu zaman Instagram'da önerilerimi uzunca yazılarla paylaşıyorum ama öyle de çok saçma oluyor ve diğer takipçilerimi sıkıyor gibi geliyor.
Ayrıca bildiklerimi paylaşmayınca kurtlanıyorum galiba ben :) 
Türkiye'de gerçekten bilgi verici bir kozmetik bloğuna rastlamadım. Eskiden birkaç tane vardı ama onlar da yazmıyorlar artık herhalde. 
İstisnalar elbette vardır ama şu an çoğu reklam alanlarına döndü. Gelen ürünü tanıt, hiç kullanmayacağın halde öv,bir tane de hediye et. Hep aynı. İçerikten,yararlarından-zararlarından bahsetme. Eskiden deli gibi takip ederdim itiraf ediyorum ama bu basın bülteni ve reklam ürünlerinden sonra hiçbir bloğu açmaz oldum.
Sırf bu yüzden, sadece cilt bakımı yazmak üzere bloğuma dönüyorum. Ne moda,ne gezme,ne herhangi bir özel fotoğraf hiç birşey olmayacak, sadece cilt bakımı.
Bedava ürün gelsin diye saçma sapan yazıların olmadığı bir şekilde...

Bu fikri daha önce twitter'da paylaştığımda ne hoş tepkiler almıştım ♥

Ps : Yorumlar sonsuza dek kapalı :)
Ps 2 : Şablonu tamamen değiştirmeliyim boş bir vaktimde. 
Monday, October 29, 2012

Balkan Gezisi Part 1 : Makedonya

Aslında bayram sonrası tabii ki bayram kombinleri yazısı yayınlanır ama bana bu gezi hakkında o kadar çok soru soruldu ki 1 aydan fazladır,önce bunu yazayım dedim.Toplu cevap olsun.
Uzun süren ve birçok ülkeyi kapsayan bir gezi olmasından dolayı hepsini tek yazıda toplamam mümkün değildi.Fotoğraf miktarını görünce siz de bana hak vereceksinizdir eminim :) O yüzden böyle ülke ülke yayınlamak en mantıklısı sanki. Siz de sıkılmamış olursunuz.
Hoş,yazı o kadar uzun,fotoğraflar o kadar çok ki,umarım sıkılmazsınız.

Çok zor bir zamanda çıktık bu geziye,Afyon'daki malum patlamadan yaklaşık 3 gün sonra.Twitter'da takip edenler bilirler, annemle ben şehit yakınlarıyla yakınen muhatap olunca 2 gün enkaz halinde dolaştık etrafta. Birebir şahit olmak televizyonda izlemeye hiç benzemiyormuş onu anladık. Hani acıdan insanın dizlerinde derman kalmaz ya bazen,işte o haldeydik.O yüzden bu seyahat bizim için bir nevi rehabilitasyon oldu :)
Önce babam ve ben gidiyorduk,babam  kalmak zorunda kaldı,kardeşim dahil oldu, otobüsün hareket saatine bir saat kala da annem dahil oldu,hiçbirşey planlandığı gibi olmadı ama böyle de çok güzel oldu tabii :)



IMG_2460
Yolculuk modunu seviyorum :)

Sabiha Gökçen'den Üsküp'e uçtuk Pegasus Havayolları ile.
"Ojgeldiniz" ile karşılandık :) Otele uğramadan direk gezmeye başladık tabii.Bu tür turlarda dinlenme hiç yok,ne kadar yer gösterirlerse kâr sayıyorlar.
DSC01635

 Üsküp eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılıyor. Balkanlardaki çoğu yerleşim yeri gibi nehrin iki yakasına kurulmuş.Bu arada bahsedilen nehir meşhur Vardar nehri.Eski şehir tabii ki Osmanlı eserleri ile dolu,biz de o eserlerden Üsküp çarşısı ile başladık gezmeye.Tipik Türk çarşısı;kuyumcular,bakırcılar,kahvehaneler ile dolu. Makedon modasıyla da ilk bu çarşıda haşır neşir olduk tabii :) Bizim belki 70'lerde giydiğimiz kıyafetler bile değildi o dükkanlarda sergilenenler.Aker,Armine de vardı onlar ayrı tabii :) Hele abiyeler,hala gözümün önünden gitmiyor.Ne yazık ki fotoğraflarını çekmeyi düşünememişim.
Pazar günü olmasından dolayı maalesef çoğu dükkan kapalıydı tabii..
DSC01621
Eski usul terzi dükkanı,ne şirin değil mi?
Üsküp her Osmanlı şehri gibi camii,külliye,han ve hamamlar ile dolu. O kadar camii ve külliye gezdik ki,aklımda tutamadım çoğunun adını.Not aldığım defterim de maalesef şu an yanımda değil,o yüzden aklımda kaldığı kadarını anlatıyorum size :)
İşte o hamamlardan bir tanesi,Davut Paşa hamamı:
DSC01778
O kadar naif ve zarif bir milletimiz var ki bizim...
Sunday, October 14, 2012

Sotra- Volume 2

Sotra Butik'in koleksiyonunu sizinle daha önce paylaşmıştım.
Şu sıralar yeni koleksiyonu sundular ve ben yine bayıldım! Yine birbirinden güzel uzun elbiseler var.
Sizin de görmeniz lazım :)
Uyarı : Bol fotoğraf!







 Bu türbanlar 
Saturday, August 25, 2012

Etamin/Cross Stitch

Kısa keseyim,ben bir etamin hastasıyım. Elim kolum hiç boş durmuyor bu aralar,bir sürü tablolar vs yapmak istiyorum.Hoş,evin neresine asayım o kadar çerçeveyi,tabloyu orası da muamma.
Deli gibi şablon topluyorum.
Yurtdışında yayınlanan kanaviçe dergilerini indiriyorum büyük bir hırsla. Şimdi link vermek isterdim (eskiden verirdim) ama illegal birşey bulunmasın blogda,siz Google 'a cross stitch pdf yazarsanız bir sürü indirme linki çıkar karşınıza.
Baksanıza,adamlar Uğultulu Tepeler şablonu yapmış :)


Etamini en çok aida kumaş üzerine işlemeyi seviyorum (yukarıdakiler değil tabii) Ama bazı hobi merkezlerinde ve internet mağazalarında fiyatı çok uçuk (30-40 lira arası) , Eminönü'nden aynı kalitede kumaşı metresi 10 TL'ye aldım haberiniz olsun :)

Bu şablonlar da benden size hediye olsun :)
Benim favorim matruşkalar :)


Bir de son zamanlarda gözüme hep takılan birşey var,kanaviçe Iphone kılıfları.



Bu kılıflar set halinde satılıyor.Minik minik delikleri var,üzerine istediğiniz şablonu işliyorsunuz.Ebay'de uygun fiyata bulabilirsiniz.
Şimdilik hoşçakalın!
Image and video hosting by TinyPic
Sunday, August 5, 2012

Queen Helene Mint Julep Mask

Scroll down  for English

Merhaba kızlar!
Umarım hoş bir pazar geçirmişsinizdir.Ben çocukluğumdan beri pazarları sevmeyen gruba dahilim :) Ama pazar akşamları bakım günüdür,akşamlarını severim!
Paylaşalım güzelleşelim mantığıyla bu aralar en sık kullandığım ürünü size de göstermeyi bir borç bilirim :

Queen Helene Mint Julep Mask
Bu bir mucize maske!
Uzun zaman önce seyahat boyunu kullanmıştım ve çok memnun kalmıştım.Hatta size şu yazıda da tavsiye etmiştim. Iherb.com 'da hep gözüme takılıyordu ama iherb artık Türkiye'ye göndermediği için bakmakla ve diğer bloggerların övgüsünü okumakla yetiniyordum.
Derken sağolsun Aybike'nin İsviçre adresini kullanarak iherb siparişi verdim uzun zamandan sonra. O gelirken getirdi valizinde bütün bu vitaminleri :) Buradan bir kere daha teşekkür ediyorum kendisine ♥

Vitaminlerden sadece ikisi benim,diğerleri annemin.Bir de organik ve yüzde yüz saf kuşburnu yağı var arada.
Neyse maskeye geleyim;


Yeşil renkli,aynı dis macunu gibi kokan bir maske bu. Böyle ferah kokuları seviyorum.Nanenin verdiği serinlik hissi de bu yaz günlerinde çok hoş oluyor doğrusu. Kalın bir yapısı var ama yüzde çok rahat yayılıyor ve çabuk kuruyor.

Peki neyi vadediyor?
-Sivilceleri söndürmeyi (akne değilse tabii)
-Gözenekleri küçültmeyi
-Siyah noktaları azaltmayı
-Cilt rengini eşitlemeyi


Vadettikleri mucize gibi geliyor kulağa ama bence abartı değil :) O kadar çok olumlu yorum okudum ki bu maske hakkında, 3$ fiyatlı bir ürün için inanması zor gelmişti. ( Siz de okumak isterseniz : Tık tık ) Ama şimdi uzun süre kullandıktan sonra hak veriyorum bu yorumlara.Gerçekten vadettiğini yapıyor.
Daha ilk kullanımda maskeyi yüzünüzden çıkardığınızda siyah noktalarda azalma ve gözeneklerde küçülmeyi görebiliyorsunuz. Ben dayanamayıp birkaç gün üst üste kullandım hatta,sonrasında bol bol nemlendirici sürerek tabii.

-Tüm yüze uygulamayı tercih ediyorum ben.
-Tüm yüze uygulamak istemeyenler sivilcelerin üzerine nokta nokta yani lokal de uygulayabilirler.Hatta gece uygulayıp yatabilirsiniz,sabaha kurur sivilceniz.
-Cildim kuruya yakın karma olduğu halde kurutma yapmadı. Yine de ardından bir nem maskesi uygulamak mantıklı. (her defasında öyle yaptım) Kuruyana kadar tutuyorum (yaklaşık 15 dakika).Birkaç saat beklettiğini yazan yorumlar okudum,bence o kadarı da zararlı.Cildin doğal yağlarının kaybolması iyi birşey değil.

İstanbul'da Macrocenter'larda görüyorum hep bu maskeyi. Tabii burada fiyatı 30 lira.
Ankara'da ise Onur Çarşısı'nda SGM' de bulunuyormuş,oradaki fiyatını bilmiyorum.

İçindekiler listesini de yazayım :
Water, Kaolin, Bentonite (CI 77004), Glycerin, Zinc Oxide, Propylene Glycol, Sulfur, Chromium Oxide Green (CI#77288), Fragrance (Parfum), Phenoxyethanol, Methylparaben
Sivilceleri kurutmasının sırrı çinko oksit olmalı..

Şunu da söylemek lazım,hiçbir şey kalıcı çözüm değil maalesef. Ne yaparsanız yapın geri gelirler.
Bu yazım ve bu yazıma da tekrar göz atabilirsiniz ;)
Sivilcesiz günler!


Hi there!
This is a quick review of Queen Helene Mint Julep Masque which i  purchased online from Iherb.com .By the way,i'm totally in love with the customer service of Iherb. They have a huge variety of products ranging from beauty products to health supplements.What i like the most is that they  have a whole range of organic, natural skincare  and even body care products and all natural as can be without all those harsh chemicals. 
Above,you see some supplements i ordered for mum and myself (anti-aging for her,detox products for me).  
Too bad they stopped shipping to Turkey. I ordered these via my friend. I already miss my Biotin shampoo (you MUST try this shampoo,it's amazing! ) and pure essential oils :(
Queen Helene Mint Julep Masque was one of the products i received with my last order and i really love it!
I've read hundreds of positive reviews of this mask and let me tell you,all of those are real! It really does what it promises.
Straight out of the tube it looks like hard green toothpaste.I like the minty/toothpaste scent of it.
This is great for a refreshing break from the day. It feels so good when you wash it off - like you've just been at the spa, well a really quick spa at least. 
I apply this mask all over my face, avoiding eyes and mouth area. I bring it down my neck as well. Its consistency is very thick but it doesn't take an effort to smooth out.The minute this mask is on your skin, it starts to work its magic, drawing out all impurities for a deep and through cleanse. It hardens as it sits on your skin, as most masks do. Once you rinse with water,  there go the blackheads! They just rinse right away.Pores look smaller.It's like magic!
This masque works wonderfully and effectively on the skin. I have normal to dry skin,the mask doesn!t dry out much but i like to apply a hydrating mask after using this. You can also apply this mask locally on the blemishes and let it stay for a night.The next day,all blemishes will be gone!
And the best part is,it only costs a few bucks!

Pros:

Peppermint Scent
Effective on drying out blemishes
Helps clear out cystic acne faster
Skin feels refresh, tighter and cleaner
Masque dries easily
Has a lot of product 
Good for sensitive skin
Doesn't make the skin flaky
Can be use as a spot treatment for acne
Cheap
Good for all skin types
Big packing (Can last for Months)

Cons:
Really hard to squueze out of tube
Available online only (well,for me at least!)

Will i repurchase? Definitely yes!


Image and video hosting by TinyPic
Sunday, June 24, 2012

En güzel Cupcake Hamuru!

 Instagram ve Facebook'da paylaşınca tarifi isteyen çok olmuştu,işte paylaşıyorum!
Ben keki nemli,kabuğu yumuşak severim.Normal ev keklerinin üstünü yiyemem mesela :)
Şu teyzemizin bu kek karışımları ülkemize gelene kadar kendi tariflerimizi nemli yapmaya uğraşalım bakalım.Hoş,püf noktaları var.Yazının sonunda paylaşacağım!

Bizim bloglarda tariflere şöyle bir baktım,çoğu kalın kabuklu,sert görünümlü,kızarmış muffin görünümlü sözde cupcakeler çıktı ortaya.İşi ustalarına bırakalım dedim ve yabancı bloglardan uzun zamandır bir sürü değişik tarifler denedim,hepsine bir kusur buldum.Ta ki bu hamura kadar.
İşte en güzel cupcake tarifi bu!
Beyaz,hafif vanilya kokulu,puf puf kabarık,yumuşacık,hafif ıslak.Ağzınızı sulandırmıyor mu? :)

Mükemmel kabardı hamur.
Yine yabancı blogdan şöyle bir tarif yazmışım,onu bize adapte ettim.
Ben bunları kullandım :
  • 4 iri yumurta
  • 1+1/3 su bardağı şeker (cup ölçüsü değişik ama bardakla yapınca da sonuçta karışım oranı değişmiyor)
  • 1 bardak sıvı yağ ya da bir paket margarin büyüklüğünde tereyağı
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 3 bardak un
  • 1 + 1/3 su bardağı süt
  • 1 su bardağı hindistan cevizi (eklemeyebilirsiniz)
  • 1 pk kabartma tozu (tarifte 1 yemek kaşığı +1 çay kaşığı diyor,o da bizim paketlere eşit neredeyse)
  • Dr Oetker Premium Vanilin (birazcık silkeleseniz bundan yeter.Çok keskin olduğu için fazlası kötü kokuyor bence )
Yumurta beyazlarını ayrıca çırpıp kar haline getiriyoruz.
Diğer malzemeleri normal kek yapma prosedüründeki gibi karıştırıp hamur yapıyoruz ( Burada püf noktası için bakınız notlar:)
En son beyazları ekleyip hafifçe karıştırıyoruz ve kalıplara paylaştırıyoruz.
170C 'de 20-23 dk yeterliydi benim fırınım için. Önce turbo çalıştırdım,biraz kabardıktan sonra alt-üst fırın ayarına getirdim.Böylelikle daha da kabardılar.

Gelelim püf noktalarına;
Çok tarif denediğim için kendimce bazı noktalar buldum nemli bir kek elde etmek için :)
- Sütü biraz azaltıp,azalttığımız kadar sourcream eklemek.O malzeme burada satılmıyor,o yüzden biz ne yapıyoruz? 1 bardak sütü elma sirkesi ya da limonla kestirip karışıma öyle ekliyoruz. Yukarıdaki tarifte 1+1/3 bardak sütü böyle kestirerek ekledim ben. Yumuşacık oluyor öyle yapınca.
-Tereyağı yerine sıvı yağ kullanmak.Kurabiyelerde tereyağ kıtır kıtır hoş bir tat veriyor ama pasta ve keklerde sıvı yağ kesinlikle daha yumuşacık ve puf puf yapıyor.(Zeytinyağı kokusunu hamur işlerinde sevmediğim için ayçiçek yağı kullandım)
-1-2 kaşık krema eklemek. (Bu tarifte eklemedim)
-Yine 1-2 kaşık labne peyniri eklemek. (Eklemedim)

Bu püf noktalarından herhangi birini herhangi bir tarifte uygulayabilirsiniz :)

Kremasına gelince,biliyorsunuz cupcake kreması çoğu zaman tereyağı+vanilya+pudra şeker ya da krem peynir+vanilya+pudra şekerinden oluşuyor.İki seçenek de bizim damak tadımıza uygun olmadığından,ama aynı zamanda öyle katı dokulu bir krema elde etmek istediğimden yine kafamdan bir tarif uydurdum :)
1 küçük paket labne peyniri,3 kaşık tereyağ,vanilya,tadına bakarak eklediğim (miktarını bilmiyorum) pudra şekeri,pembe renk verecek kadar da kırmızı gıda boyasını çırptım.Karışım katılaşınca bir pakaet de kaymak tadında şanti ekledim. Çok hoş dokulu,hem de katı bir krema oldu.Hatta biraz da limon aroması ekledim sonra,hindistanceviziyle çok yakıştı.
Ne uzun yazı oldu yalnız,altı üstü bir kek tarifiydi.
Denerseniz yorumlarınızı duymak isterim!
Image and video hosting by TinyPic
Saturday, May 12, 2012

Kadıköy Cuma Pazarı / Fabric Bazaar

Scroll down for English. Beware,this is a very long post with lots of photos!

Uyarı! Süper uzun,coooook bol fotoğraflı bir yazı bu! Hoş,herkesin maç yüzünden avare olduğu bir saatte yazı yayınlamak ne kadar mantıklı orası tartışılır :)
Pazar görmek isteyen çoktu,umarım bu fotoğraflar onları tatmin eder. Gördüğüm,beğendiğim herşeyi çektim zira.
İstanbul'da olmayanlar için açıklayayım; Kadıköy cuma pazarı kumaş pazarı.Yani kumaş ağırlıklı desek daha doğru olur herhalde.Envai çeşit kumaşlar,perdeler,dikiş malzemeleri,kurdelalar,pullar..Aklınıza gelebilecek her türlü dikiş/tuhafiye ürünleri ar anlayacağınız.Sebze meyve de var tabii. Kıyafet de satılıyor ama salı pazarı gibi değil.
Toplu taşımayla da çok rahat ulaşılabilen bir pazar. Kadıköy Hasanpaşa'da kuruluyor. Metrobüsün Uzunçayır istasyonunda inerseniz kolayca ulaşabilirsiniz. Otobüs-minibüsler de var tabii ama hatların isimlerini bilmiyorum maalesef. Bilenler yorum kısmına yazarlarsa eklerim buraya.
Şu bloğun sahibesi ve ben aynı hastalığa tutulduk. Kendimizden geçiyoruz her hafta. O da bu yazısında anlatmıştı pazar maceramızı. Ama benim evim çıfıt çarşısına döndüğü için o haftadan sonra kendime söz verdim bir daha almamak için. Bu hafta sadece anneme kumaş aldım mesela :) Elimdekiler dikilmeden bir daha almayacağım inşallah.


IMG_0288
 Bakınız sayın B.Nur.Sabırsızlanırken.

Wednesday, May 2, 2012

Umre Hazırlıkları

Hayır ben gitmiyorum,ne yazık ki (yaz için öyle bir niyetimiz var gerçi,inşallah nasip olur). Ama birkaç arkadaş rica etmişti ondan yazıyorum bunları. Hatta mail yoluyla da çok soran olmuştu.
Allah nasip etti şükür çok kez ziyaret ettim.O yüzden bu konuda nacizane önerilerimi yazabilecek kadar deneyimli sayıyorum kendimi :) Özellikle ilk defa gidecek olanlar varsa umarım az da olsa yol gösterici bir yazı olur.
En öncelikli sorun kıyafet. Orada ne giymeli?
Bu konuda birkaç önerim var size.

Herkes genellikle abaya giymeyi tercih ediyor. (bu arada abaye değil,abaya :) Şu videoda 44. saniyede Hind BelJafla'nın nasıl telaffuz ettiğini duyabilirsiniz )
Abaya evet giymesi çok rahat.Ama biz alışık değiliz öyle bir sıcakta simsiyah birşey giymeye. Bir de burada satılan abayaların kumaş kalitesi feci. Resmen naylondan yapıyorlar ve sıcakta iğrenç bir koku çıkıyor o naylondan. Bir de acayip taşlar,kurdeleler falan yapıştırıyorlar,hiç sevmiyorum.O yüzden benim önerim oraya gider gitmez giymeye idare edecek bir abaya alın buradan. Oraya gidince envai çeşit içinden seçip beğenip alırsınız. Hem de çok daha uygun bir fiyata. Tamam amaç alışveriş değil ama şimdi inkar etmeyelim,hepimiz çarşı geziyoruz orada da . Özellikle Medine'de mescit belli bir saatte kapandığından mecburen dışarıda vakit geçiriyorsunuz.
Peki İstanbul'da nereden alabiliriz abaya? Fatih Ferrace'de idare edecek modeller var. Ben bu yaz için bir tane aldım hatta.
Facebook sayfasında da yazmıştım, Fatih'teki mağazalarda NCL markalı abayalar satılıyor.Hatta mavi,gri renk falan da yapmışlar. En sade,en beğendiğim modeller onlar oldu,kumaş kalitesi yine feci olsa da.Fiyatları da biraz tuzlu açıkçası,320 lira.
Çarşamba tarafına doğru inerseniz orada daha uygun fiyatlı hem üretim hem de satış yapan abaya firmaları bulursunuz.Onların da kumaşları aynı,modeller de fena değil.Fiyatları uygun.
Erenköy butiklerinde farklı modeller var. Hatta en güzeller bence oradalar.Tabii fiyat farkını tahmin edebilirsiniz.
Bir de diktirme opsiyonu var,ben kesinlikle bunu tercih ederdim.Gidin terletmeyen uçuş uçuş bir kumaş alın Ümraniye'den ve diktirin :) Arap arkadaşlarıma sormuştum abaya kumaşının adı ne diye, "nada" olduğunu söylediler. Burada bulabileceğimizi sanmıyorum ama aklınızda olsun. Suudi Arabistan'daki kumaşçılardan alabilirsiniz.  Burda ferace kumaşı diye naylon bir kumaş koyuyorlar önünüze.

Gelelim 2.kıyafet opsiyonuna.
Tekbir'i pek beğenmiyoruz biz ama farklı biz gözle bakınca orada umreye uygun çok sayıda tunik bulunduğunu görürsünüz.Vücuda oturmayan bol kesimli,diz altına kadar inen birçok tunik var.Ben daha önce almıştım hatta bembeyaz bir tane,çok rahat giydim orada. Altına bol keten bir pantolonla inanılmaz kullanışlı oluyorlar.

Pantolon zaten en rahat olay orada. Oxxo 'da her sezon çıkan bosbol kesimli,yüksek belli,pamuklu kumaştan pantolonlar olur, görmüşsünüzdür. İşte onlardan mutlaka alın.
Yine vücuda oturmayan,pardesüye benzer tunikler Ferrace mağazasında da var. Hem de uçuk pembe,beyaz gibi açık renklerde. Oraya da bakın.

Ben nasip olur da gidersem bu sefer renk renk böyle kaftanlar dikmeyi düşünüyorum. Çok rahat olacağından eminim. Herhangi bir kumaş alıp kendiniz de dikebilirsiniz,dikimi çok kolay. Hatta kalıp da göstereyim size :
Üst-yan taraftaki kumaşı biraz daha uzun bırakırsanız uzun kollu olur.
Gri olan kaftan yuvarlanarak kesilip dikilmiş.Böyle dikdörtgen değil.Yarım daire şeklinde yani.
Bir de ipekli bir kumaştan yazlık pelerin diktirebilirsiniz.

Ne örtelim konusuna gelince;
Aker tek renkli çeşit çeşit yaz serinliği serisi çıkarmış. Bence harika bir alternatif.
İkinci önerim ise vual şallar. Şüşütown yaz serisine göz atabilirsiniz.

Ayakkabı önerim ise Birkenstock, Camper, Clark's gibi markalar kesinlikle. En rahat sandalet,parmak arası veya düz terlik modellerini bu firmalar yapıyor. saatlerce yürüseniz bile ayak ağrınız minimum oluyor.Hotiç,Elle gibi markalar da bu tarz sandalet/terlikler yapıyor her yaz sezonu. Onlara bakabilirsiniz. Düz taban değil de hafif dolgulu,hafif topuklu ayağı tam saran modeller çok daha rahat .




Bu tip çantalar ise hem seccade,kitap vs,hem de terliklerinizi koymak için kullanışlı oluyor.
Kıyafet önerileri bu kadar. Gelelim aklıma gelen bazı noktara.
- Abayanın içine giymek için uzun veya kısa tayt alabilirsiniz.Külotlu çoraba katlanmak zor.
-İhramlıyken parfüm kullanmamak için daha önce bahsettiğim renksiz,katkı maddesiz ve kokusuz kristal deodorantlardan edinin mutlaka.
-Islak tuvalet kağıtlarını depolayın. Her markette var.
- Şimdi tüm oteller yemekli ama siz yine de çantanızda atıştırmalık birşeyler götürün buradan. İnsanın içi eziliyor açlıktan bazen.Bazen şekeri düşüyor vs. Bir de orada alışveriş merkezlerindeki yemek mekanlarında hamam böcekleri kol geziyor. O ortamda yemek yemek imkansız. KFC,Mc donalds vs ise o sıcakta hiç gitmiyor.
-Araplar beni kaçırdı,yok takip etti vs gibi şeyler bana biraz da Türklerin abartması gibi geliyor açıkçası. Evet bakıyorlar,yavşıyorlar ama siz kafanızı çevirirseniz ya da sert bir şekilde bakarsanız kimse uzatmıyor. Laf atarlarsa dinlemeyip gidersiniz. Çok defa tek başıma dolaşmışımdır çarşılarında,başıma öyle birşey gelmedi çok şükür. Açık vermezsen kimsenin seni kaçıracağı falan yok yani. Öyle kadınlar gördüm ki,adamlar "güzeeeel ,güzeelll kardeş" dedikçe bunlar ay bana ne dedi diye kıkırdıyor. Öyle yaparsan yüz bulurlar tabii.
Genellemiyorum,kişisel fikrim bu.
-Hilton'un altındaki çarşıda benim içim bol bol Baskin robbins dondurma yiyin :) Movenpick dondurması da harika. Burada da paketlenmiş satılıyor ama orada açıkta satılanlar gibi lezzetli gelmiyor insana.
-İmkanınız varsa bir taksiyle anlaşıp kendi halklarının alışveriş ettiği merkezlere ve marketlere gidin. Envai çeşit ürünü çok daha ucuz fiyata bulabilirsiniz.Elbiseler,pijamalar,tarak-toka,herşey süslü süslü :)
-Al baik yiyin :) Babanıza,eşinize kiminle gittiyseniz ona aldırın mutlaka. (Kadınların girmesi yasak) Hayatımda yediğim en ama en lezzetli tavuk o. Şimdi bile canım çekti. ilk yediğimde ilkokul 2'ydim sanırım :)) Ne KFC, ne Popeyes o lezzeti yakalayamaz..
-Oradaki hizmetlilere dağıtmak için buradan oyalı yazma vs hediyeler alın yanınıza. Çok mutlu oluyorlar. İlla hizmetlilere vermek gerekmiyor,yanınızda oturup size gülümseyen başka milletten herhangi birine verebilirsiniz. Herkes çok seviniyor. Babaannem patik falan verir mesela :)) Çocuklar için de şeker çikolata vs.
-Gitmeden yanınıza mutlaka kenacort vs gibi mantar kremleri alın.
-Güneş kremi çok çok çok önemli! Tavsiyem şu yazımda bahsettiğim Avene yüksek koruyuculu krem.Sadece yüzünüze değil el ve ayaklarınıza da uygulayın.

Şimdilik aklıma gelen noktalar bunlar. Sizin sormak istediğiniz bir nokta varsa seve seve cevaplarım.
Allah gitmeyen herkese nasip etsin,gidenlere de tekrar tekrar gitmeyi nasip etsin ♥
Image and video hosting by TinyPic